ÇAYIN TARİHÇESİ
Anasayfa » ÇAYIN TARİHÇESİ
cayin-tarihcesi

ÇAYIN TARİHÇESİ

Çay,içtiğimiz her yudumda ülkemize geldiği için minnet duyduğumuz,saygıdan önümüzü ilikledigimiz bir içecek.Sofralarımızdan asla eksik etmediğimiz,mutfağımızın vazgeçilmezlerinden,dünyanın en sevilen içeceklerinden biri olan çayın tarihide oldukça ilgi çekici.

Çayın tarihçesi tahmin edilenden daha eskilere, Çin imparatorluğunun M.Ö. 2737 yıllarına kadar dayanıyor.Çay ilk olarak Çin’de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmış. Rivayete göre Çin imparatoru Shenn Nung bir çay ağacının altındayken tesadüfen çay yapraklarının suya düşüş anına şahit olur. Düşen yaprakların suya vermiş olduğu tat ve renk imparatorun hoşuna gider.Yine aynı rivayete göre Shenn Nung 7 yıl boyunca o bölgede kalarak çay içer ve şifa bulur. Ardından Çin’de ticaretinde gelişmesiyle birlikte çay ticari olarak kullanılır. Daha sonra Çin kültürünü incelemeye gelen Japon rahipler burada çayla tanışır ve ülkelerine götürürler. Japonya’ya gelen çay çok sevilir ve önemli protokol toplantılarında bile kullanılmaya başlanır. Japonya’dan sonra İspanya, Fransa ve Hollanda’da çayla tanışır. Daha sonra Rusya’da Çin’den gelen ticaret kervanları sayesinde çay ile tanışır. Böylece sekizinci yüzyıl itibariyle hemen hemen bütün milletler çay ile tanışmış olur. .

ÇAYIN TÜRKİYE'YE GELİŞİ

Türklerin çay ile tanışması 19’uncu yüzyılda gerçekleşir. Çayı içen ilk kişinin hoca Ahmet Yesevi olduğu rivayet edilir.

İlk kez çayın zirai bir ürün olarak düşünülmesi ise II. Abdülhamid dönemine dayanır.II.Abdülhamid döneminde Orman, Madenler ve Tarım Bakanlığı’ndan sadrazama bir yazı yazılır. Yazıda çayın ticari değerinin yanı sıra şifa kaynağı oluşundan bahsedilerek çayın tarımının yapılması için uygundur onayı istenir. II. Abdülhamid tarafından hemen onayın gelmesinin ardından Japonya’dan tohum tedarik edilir. Çayı ekmeye yönelik ilk girişimler Bursa’da gerçekleşir ancak koşulların elverişsizliği nedeniyle verim alınamaz.

1917 yılında Ziraat Mektebi Müdür vekili Ali Rıza Erten ve ekibi çay yetiştirilmek üzere düşünülen bölgeyi incelemek için Batum’a giderler. Doğu Karadeniz’de Rize ve çevresinin hem toprak hem de iklim koşulları nedeniyle Batumla benzerlik gösterdiğine dair rapor hazırlar. Birinci Dünya Savaşı nedeniyle ertelense de 1924 yılında tekrar gündeme alınır. Dönemin Zirar Umum Müdürü zihni derin tarafından başlatılan ilk çalışmalar Gürcistan’dan getirilen ilk tohumla faaliyet bulur. Deneme çalışmalarının başarılı geçmesinin ardından Batum’dan 20 ton çay tohumu getirilir ve ilk mahsul 1938 yılında alınır.Daha sonra bölgede küçük ölçekli bir sürü fabrika kurulmasıyla birlikte çay bugün de olduğu gibi Rize’nin vazgeçilmez ekonomisi haline gelir. .

6